İşleminiz Devam Ediyor Lütfen Bekleyiniz.

Ticari faaliyetine 2015 yılında Bursa’da başlayan Naturalis; Oldukça zengin bir bitki örtüsüne sahip olan Türkiye’mizin barındırdığı binlerce şifalı bitkilerden yararlanarak formüle etmiş olduğu Gıda Takviyeleri ve Kozmetik ürünleri, kendi fabrikasında güvenilir ve en doğru şekilde üretilebilmesi ve insanlara maksimum düzeyde fayda sağlayabilmesi amacıyla kurulmuştur.

İsmi Latincede Doğal anlamına gelen Naturalis, bünyesinde barındırmış olduğu akademisyen, eczacı, gıda mühendisi ve kimyagerlerden oluşan uzman kadrosuyla, ileri teknolojiye sahip üretim tesisinde üretmiş olduğu kalitesi ve fayda değeri yüksek ürünler sayesinde, hem insanlara daha sağlıklı bir yaşam sürdürebilmeleri için yaşam koçluğu yapmakta, hem de güzellik kaynağı olmaktadır.

Uzun yıllar boyunca edinmiş olduğu bilgi ve tecrübeler doğrultusunda kendi bünyesindeki Ar-Ge çalışmalarından elde etmiş olduğu özel formülasyona sahip ve kalite onayı almış ürünleriyle, sizlere daha sağlıklı ve daha güzel bir yaşam sunmayı hedefleyen Naturalis, reklama değil tüketici memnuniyetine önem vermekte ve bitkilerin doğanın iyileştirici gücü olduğuna inanmaktadır.

GEÇMİŞTEN İLHAM ALARAK GELECEĞİN TEKNOLOJİSİ İLE ÜRETİYORUZ.
ÜRETİM KOŞULLARI

Naturalis olarak ürünlerimizi ISO-9001, ISO-2200, ISO-27001, GMP ve HELAL kalite belgelerine sahip olan üretim tesisimizde, gerekli yasal izinler ve denetimler altında üretmekteyiz. Üretim esnasında çevreye zarar vermeyen temizleyiciler ve ambalajlamada kullanılan özel medikal şişeler ile geri dönüşümlü yüksek kalitede malzemeler kullanılmaktadır. Bunlar hem ürünlerin uzun zaman bozulmadan kalmasını sağlamakta, hem de çevre sağlığı dengesini korumaktadır.

FİTOTERAPİ NEDİR?

Fitoterapi bitkilerle tedavi anlamına gelmektedir. Hastalıkları tedavi etmek için insanoğlu çok eski çağlardan beri bitkilerden fayda ummuş ve karşılığını da almıştır. Geçmişteki fitoterapi uygulamaları ile günümüz arasında en büyük fark artık bitkilerin bütünüyle değil, faydalı parçalarının tedavi amacıyla kullanılmasıdır. Örneğin eskiden bir bitkinin uçucu yağından faydalanmak için onun çayı yapılıp içilirken şimdi o bitkideki uçucu yağ ekstre edilerek tek başına kullanılmaktadır. Bu da bitkinin diğer faydasız ancak yan etkileri de olabilen bölümlerinden hastayı uzak tutmayı sağlamaktadır. Günümüzde fitoterapinin en çok geliştiği ülke Almanyadır.

Dünya Sağlık Örgütü (WHO), tüm ülkelere genelde doğal tıp, fitoterapi konusuna daha fazla eğilmeleri çağrısında bulunmuştur.

İslam uygarlığında İbn Sina’nın bitkisel tıp konusunda önemli eserleri bulunmaktadır. İbn-i Sina "El Kanun fi't tıbb" kitabında sağaltıcı bitkilerin tanıtımı ve kullanılışına geniş yer vermiştir. Batılıların ‘ Avicenna ‘ ismiyle andıkları ünlü Türk bilginimiz İbni Sina ‘ nın eseri ‘ Tıp Kanunu ‘ yakın tarihimize kadar batıdaki birçok tıp fakültesinde ders kitabı olarak okutulmaktaydı .

Çok gerekli olmadıkça ilaç kullanma.
Bütün hastalıklar esasen yenilen ve içilen şeylerden ileri gelmektedir.
Eserlerinde dikkat çekici konulardır.
Sentetik ilaçlara benzer şekilde, biyoaktif etken maddeler içeren bitkilerin ya da bu bitki özlerinin kullanılması esasına dayanan fitoterapinin, bitkilerden elde edilen kimyasal ilaçlarla yapılan tedaviden farkı; bitkinin içerdiği tek bir etken maddenin değil, bitki özündeki tüm biyokimyasal içeriğin kullanılmasıdır. Bu fark, bitkisel tedavilerin kimyasal ilaçlara göre çok daha az yan etkiye sahip olmasının da temel nedenidir. Buna rağmen bitkisel tedaviler, hiç yan etkisi olmayan yöntemler değildir. Zehirli bitkilerin kullanımı, yanlış doz ya da birlikte alınmaması gereken ilaçlarla beraber kullanılması sonucunda istenmeyen ve tehlikeli olabilecek yan etkiler oluşabilir. Bu yüzden bitkisel tedavilere ciddiyetle bakılmalı ve amatör yaklaşımlardan kaçınılmalıdır.

Fitoterapi , bağışıklık sistemine bağlı , özellikle kronik hastalıkların tedavisinde başarıyla kullanılmaktadır.

Sepet
Sepete Git